Elektrik denince aklımıza hemen bir bakır kablo içinden vızır vızır akan elektronlar gelir. Bu, hikayenin sadece bir yarısıdır. Peki ya size, cep telefonunuzu çalıştıran enerjinin ve beyninizde bu yazıyı okumanızı sağlayan sinyallerin, hareket eden elektronlarla değil, onlardan binlerce kat daha ağır olan hareket eden atomlarla (iyonlarla) taşındığını söylesek?
İşte bu, iyonik iletkenlik dünyasıdır. Elektronların değil, pozitif veya negatif yüklü atomların, yani iyonların, bir ortam içinde hareket ederek elektrik yükünü taşıması olayıdır. Bu “diğer” tür iletkenlik, modern teknolojinin pillerinden canlılığın en temel mekanizmalarına kadar her yerde karşımıza çıkar.
Elektronik iletkenlik ile iyonik iletkenlik arasındaki farkı anlamak, konunun temelini oluşturur.
| Özellik | Elektronik İletkenlik | İyonik İletkenlik |
| Yük Taşıyıcı | Elektronlar (e⁻) | İyonlar (Katyonlar +, Anyonlar -) |
| Taşıyıcının Kütlesi | Çok hafif ve hızlı | Çok ağır (atomik) ve yavaş |
| Gerçekleştiği Ortam | Genellikle katılar (metaller, yarı iletkenler) | Genellikle sıvılar, jeller, bazı özel katılar |
| Anahtar Terim | İletken | Elektrolit |
| Sonuç | Malzemede kimyasal değişim olmaz | Elektrotlarda kimyasal reaksiyonlar (örneğin aşınma, kaplanma) gerçekleşir |
E-Tablolar’a aktar
Bir maddenin iyonik olarak iletken olabilmesi için içinde serbestçe hareket edebilen iyonlar barındırması gerekir. Bu tür maddelere genel olarak elektrolit denir. Tuzlu su, limon suyu veya pillerin içindeki asidik çözeltiler en bilinen elektrolit örnekleridir.
Modern hayatımızın vazgeçilmezi olan şarj edilebilir Lityum-iyon (Li-ion) piller, iyonik ve elektronik iletkenliğin mükemmel bir iş birliğiyle çalışır.
Bir Li-ion pilin temel bileşenleri şunlardır:
Peki bu sistem nasıl çalışır?
Ana Fikir: Pilin içindeki iyon akışı (iyonik iletkenlik) olmadan, dış devredeki elektron akışı (elektronik iletkenlik) gerçekleşemez. Elektrolit, devrenin kalbidir. Geleceğin teknolojisi olarak görülen katı hal pilleri ise bu sıvı elektroliti, daha güvenli ve verimli olan katı bir iyonik iletkenle değiştirmeyi hedefler.
İyonik iletkenliğin en mucizevi örneği kendi vücudumuzda, özellikle sinir sistemimizde yaşanır. Her düşüncemiz, her hareketimiz, her kalp atışımız, hücre zarlarımız boyunca akan hassas iyonik akımlar tarafından yönetilir.
Bir sinir sinyali veya Aksiyon Potansiyeli şu şekilde oluşur:
Vücudumuzdaki bu biyoelektrik sistem, trilyonlarca minyatür, organik pilden oluşan dev bir ağ gibidir.
Elektronların akışı makinelerimizi ve şehirlerimizi aydınlatırken, iyonların akışı teknolojimizi taşınabilir kılar ve biyolojik varlığımızı mümkün kılar. Elektronik iletkenlik katıların ve metallerin dünyasıysa, iyonik iletkenlik sıvıların, jellerin ve en nihayetinde yaşamın kendisinin dilidir. Bir dahaki sefere telefonunuzu şarj ettiğinizde veya bir anlığına düşündüğünüzde, sadece elektronları değil, teknolojinin ve hayatın temelini oluşturan bu hayati iyonik akımları da hatırlayın.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Merhaba! Ben Nanokar AI asistaniyim. Size nasil yardimci olabilirim?
Yazar hakkında